Gülkız Tulay İle Söyleşi

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Türkiye’nin ilk Kadın Uluslararası Ustası olmanın verdiği gururu hala yaşıyorum, aradan 18 yıl geçti. İlk WGM’ miz olduğu için Betül Cemre Yıldız’la da bir ilk yaşamış ve kendisiyle de ben söyleşmiştim. Siz de Türkiye açısından bir ilksiniz… Türkiye’nin satranç dünyasında ilk kadın federasyon başkanısınız. Hoş bir duygu olmalı, neler söyleyeceksiniz?

Gülkız TULAY: Sizin de bildiğiniz gibi, ben 8 senedir bu federasyonda yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunuyordum. Bu sürenin son iki senesinde ise asbaşkandım. Çeşitli görevlerde bulundum, sorumluluklar üstlendim ve birçok ilki de ben bu federasyonda yaşadım. Bu sefer kendi konumum itibariyle bir ilk yaşıyorum. Federasyon başkanı olmak çok güzel bir duygu; fakat daha önce de belirttiğim gibi bu alanda ilk olmak çok daha özel. Bu demek değil ki bunu bir tek ben başardım başkası yapamaz. Sizin de söylediğiniz gibi siz de bir ilki yaşamış, yaşatmışsınız. İlk WGM’ miz Betül aynı şekilde bize çok büyük mutluluklar yaşattı. Bir alanda ilk olmak güzeldir; ama asıl önemli olan insanlara örnek olmak ve benzer başarılar elde etmelerini sağlamaktır. Ülkemizde kadınlar daha ön planda yer almalılar. Yapabileceklerini çekinmeden göstermeli, kadın gözüyle bakmanın, kadın gözüyle çözüm üretmenin ayrıcalığını daha çok hissettirmelidirler.

 

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Evet, bir konuda ilk olmak çok güzel ama bir o kadar da sorumluluk yüklüyor insana! Kendinizi ne tür bir sorumluluk altında hissediyorsunuz?

Gülkız TULAY: Federasyon gibi; para harcayıp, emek harcayıp başarı beklediğiniz kurumlarda, insanlar her şeyi en tepedeki insandan bilirler. Kazanılan başarılar da, yapılan hatalar da başkandan sorulur. Hâlbuki o işin arkasında birçok insanın emeği veya hatası vardır. Bu açıdan baktığınızda; evet görünen kişi durumuna gelerek belli bir sorumluluk altına girdiğim doğrudur. Ancak ben zaten 8 senedir bu işin görünmeyen sorumluluğunu fazlasıyla üstlenen biriydim. Kazanılan başarılar ortada, satrancın geldiği nokta ortada. Bizim de belli hedeflerimiz, satrancı geliştirme doğrultusunda belli projelerimiz var. Bu sorumluluğa çok da yabancı olmayan biri olarak şunu söyleyebilirim ki; bu sorumluluk beni korkutmuyor, aksine heyecanlandırıyor ve heveslendiriyor.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Seçimi bu kadar farkla kazanmayı bekliyor muydunuz?

Gülkız TULAY: Evet bekliyordum. Ben bu yola çıktığımda kendime güvenerek yola çıktım. Yaptıklarım yapacaklarımın teminatı olduğu için bu kararı verdim. Yeni çıkan yönetmeliğe göre başkan adaylarının imza toplaması gerekiyordu. Bu süreçte de zaten delegelerin büyük çoğunluğu bana destek imzası verdiler. Bazı art niyetli arkadaşlarımızın zannettiği gibi ben bu imzaları baskı yoluyla almadım. Aksine delegelerimiz sağ olsunlar kendi istekleriyle beni desteklediklerini beyan ettiler. Bundan dolayı seçimin de rahat geçeceğini tahmin ediyordum (son bir haftayı ve son geceyi saymazsak)

Ama Satranç camiamız sözünün arkasında durdu ve ben tam da imza sayısında olan büyük fark gibi oy sayısında da farkla kazandım.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Yönetim, Denetleme ve Disiplin Kurulu üyelerinizi
Yayınladınız. Diğer kurul üyelerinizi ne zaman yayınlamayı düşünüyorsunuz?

Gülkız TULAY: Daha önce projelerim arasında belirttiğim gibi yeni kurullar oluşturmaya karar verdim. Bunların çalışmalarını yapmaya başladık. Camiamızda çok değerli insanlar var. Bu insanların yetkinliklerine ve çalışma azimlerine göre en etkili düzenlemeyi çok yakın zamanda yapıp, bu kurulları duyuracağız.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Sorumluluklarınızı birlikte yerine getireceğiniz çalışma arkadaşlarınızı hangi ölçütlere göre belirlediniz veya belirleyeceksiniz?

Gülkız TULAY: Bildiğiniz gibi Türkiye’nin en büyük federasyonlarından birini yönetiyoruz. Bu kadar büyük bir organizasyonel yapıda birçok değişik alandan insana ihtiyaç duyuyorsunuz. Yeni yönetimimizde çeşitli sektörlerde görev yapan, her yaştan satranç sevdalısı insanlara yer verdik. Kiminin tecrübesinden, kiminin mesleki yetkinliğinden, kiminin de bilgisinden ve zekâsından yararlanmayı hedefliyoruz. Kurullarımızda yer alacak insanları belirlerken de benzer kriterleri göz önünde bulunduracağız. Olmazsa olmaz iki kriter var.

Birincisi o kişi satrancı sevecek ve satranç için hiç durmadan çalışacak. Bize çalışacak adam lazım. Bu federasyonu tek başıma idare etmemi kimse benden bekleyemez sanırım.

İkinci kriter ise, göreve getireceğimiz kişinin, o göreve uygun nitelikler ve tecrübeler taşıması. Sırf birilerinin gönlünü hoş etmek için belli pozisyonlara isim getirmek benim işimi zora sokmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Üstelik etik de olmaz.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Seçim konuşmanızda kim seçilirse seçilsin satranç kazanacak dediniz. Satranç sizinle neler kazanacak?

Gülkız TULAY: Satranç benimle her alanda ivme kazanacak. Daha çok unvanlı sporcu, daha çok lisanslı oyuncu, daha güzel turnuvalar ve organizasyonlar… Anlık başarılardan ziyade, temelleri sağlam, başarıya odaklı bir altyapı ve bu altyapıyı oluşturmak için gerekli ortamlar ön plana çıkacak. Türkiye’de satrancın kazanması demek, sadece sporcularımızın kazandığı başarılar demek değildir. Antrenörlerimiz de gelişsin ki daha çok çocuğumuz daha kaliteli
bir eğitim alsın. Hakemlerimiz de gelişsin ki turnuvalarımız daha sorunsuz halledilsin. Onlar da uluslararası platforma federasyonumuzu temsil etsinler. Organizatörlerimiz gelişsin ki daha başarılı organizasyonlara imza atabilelim. Kısacası biz her alanda altyapısı sağlam, her alanda başarıya endeksli bir federasyon oluşturmak istiyoruz.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Türkiye satrancının kazanması için ne gibi projeleriniz var?

Gülkız TULAY: Bu projelerimi daha önce de web sitemde duyurmuştum. Diğer soruda da belirttiğim gibi biz federasyonumuzun altyapısını güçlendireceğiz. Antrenörlerimizin eğitimi için yeni bir proje hazırlıyoruz. Onları daha etkin ve yetkin hale getirmek her açıdan ülkemiz ve sporcularımız için bir avantajdır. Buna paralel olarak, uzaktan eğitim sistemini hayata geçirmeyi planlıyoruz. Günümüzde zaman her şeyden değerli hale gelmiştir. En kısa sürede, her noktaya ulaşarak, en verimli eğitimi vermek için çalışmalarımız sürüyor.
Ayrıca il ve ilçe yönetimleri üzerinde de çalışmalarımız var. Onlar güçlensin ki, satranç tabana yayılabilsin. Bizim Ankara’dan ulaşamadığımız yerlere, kendi illerinde, ilçelerinde temsilcilerimiz ulaşabilsin. Mesela kendi digital satranç tahtamızı üretmeyi planlıyoruz. Arkadaşlarımız bir süredir bunun üzerinde çalışıyorlar. Burada sayfaları dolduracak kadar projelerimiz hedeflerimiz var. Bunlar sadece bir kaçı. İnsanlar şu yanılgıya düşmemelidirler. Satrancın kazanması demek, sporcuların elde ettiği başarılardan ibaret değildir. Her alanda projelerimiz olduğunu çok yakın zamanda herkes görmüş ve takdir etmiş olacak.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Sizin için en zor ve zaman alacak hedefiniz nedir?

Gülkız TULAY: En zor demeyelim; fakat en zaman alacak hedefimiz uzaktan eğitim sistemini ülkemizde oturtmak olacaktır. Aslında kişi ve şehir sayısını sınırlı tutarak, sırf yapmış olmak için böyle bir sistemi devreye sokmak çok kolay olur. Ama bir anlamı olmaz. Herkese bu sistemi benimsetmek, kullanmasını sağlamak ve kolaylaştırmak, en fazla sporcuya ulaşmak biraz zaman alacaktır. Sonunda başarıldığında ise, ülke satrancı için yeni bir çağ başlayacaktır.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Seçim konuşmanızda da dile getirdiniz ama seçimi izleyemeyen satranç severler için biz bir kez daha soralım. Sizinle ilgili yapılan eleştiriler satranççı olmamanız ve kadın olmanız yönünde. Bu konuda neler diyeceksiniz?

Gülkız TULAY: Satrancı satranççılar yönetmeli kavramına tamamen karşıyım. Seçim konuşmamda da belirttiğim gibi, her işi o işi en iyi bilen yönetmeli. Yönetmekle oynamak çok farklı şeyler. Ben bu işin tam mutfağından geliyorum. Belki kendi satranççı olduğu için bu federasyonu daha iyi yöneteceğini iddia eden kişilerden daha çok satranççılarla bir arada bulunmuş, daha çok satranç taşına dokunmuşumdur. Bunu söyleyen kişiler FIDE’ nin ilk 100 listesinde mi yer alıyorlar? Kaç tane kulüp yöneticisiyle konuşmuşlar, kaç sporcunun, velinin derdini dinlemişler? Bir kulübü yönetmenin zorluğunu biliyorlar mı? Ama satranççılarmış. Buyursunlar oynamaya devam etsinler o zaman, biz de yönetelim. Kadın olma konusuna gelirsek, bu kadar sığ düşünen insanlara cevap bile vermeye gerek yok. Kadın başkan olarak kendimle gurur duyuyorum. Çok yakın zamanda da herkes yapabileceklerimi görecek.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Yaptığınız yurt gezilerinde size en çok hangi sorun yansıtıldı? Bununla ilgili tedbirleriniz neler olacak? Dikkatinizi neler çekti?

Gülkız TULAY: Yaptığım gezilerde en çok dikkatimi çeken ve aslında farkında da olduğum iki şey vardı. Birincisi eğitim kulüplerinin kriterleri ve destek sıkıntısı içinde olmaları. Ben bu durumu zaten projelerim arasında belirtmiştim. Eğitim kulüplerine destek kriterlerini yeniden düzenleyip, faaliyete geçmek. İkinci dikkatimi çeken şey ise, bazı il yönetimlerinin satranca çok destek verirken, bazı il yönetimlerinin ise duyarsız kalması oldu. Bu sorunu da o yönetimlerle irtibata geçerek ve bu sporun faydaları üzerinde durarak, en yakın zamanda çözmeyi hedefliyoruz.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Mersin’de yaşıyorsunuz, Federasyon Ankara’da. Bu sizin için sorun olmayacak mı?

Gülkız TULAY: Bu soruyla seçim dönemi sırasında da karşılaştım. Bir kez de buradan sizin aracılığınızla açıklamış olayım. Benim Ankara’da bulunan işlerim dolayısıyla evim, bürom, akrabalarım; dolayısıyla bir hayatım var. Federasyon haricinde de benim sık sık Ankara’da bulunmam gerekiyor. Tabii ki ailem Mersin’de bulunduğu için yaşadığım yer de dolayısıyla Ankara değil. Ancak başkanlığına geldiğim kurum da federasyondaki odanızda oturarak yönetilmiyor. Seyahat etmeye alışık olduğum için bu durumun üstesinden rahatlıkla geleceğime kimsenin şüphesi olmasın.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Projelerinizi gerçekleştirmek için büyük bütçelere ihtiyacınız var. Bu bütçeyi nereden sağlayacaksınız?

Gülkız TULAY: Satrancın geldiği noktada, özerk federasyonumuzun ciddi gelirleri vardır. Bunların yanında satrancı geliştirmek adına bu paralar gereken yerlere harcanmaktadır. Bildiğiniz gibi Türkiye İş Bankası satranca ana sponsorluk yapıyor. Her yıl ciddi oranda federasyonumuza, dolayısıyla satranca destek oluyor. Satranç ülkemizde geliştikçe daha çok firma satranca sponsorluk yapmak istiyor ve istemeye de devam edecekler. Bizim bu bütçeyi sağlamak için yapacağımız şey ise ana sponsorumuzun yanında proje veya turnuva bazlı yan sponsorluklar ekleyeceğiz. Yerel turnuvaların kendi sponsorunu bulmalarına yardımcı olacağız. Kısacası genel olarak gelirlerimizi artırmaya çalışmanın yanında, proje bazlı sponsorluklar için arayış içinde olacağız.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Büyük şehirlerde her yaş grubuna hitap edebilecek satranç merkezleri ne yazık ki yok? Bu konuda projeleriniz var mı?

Gülkız TULAY: Sadece büyük şehirlerde değil, tüm şehirlerimizde satranç oynanabilecek, turnuva düzenlenebilecek ve eğitim seminerleri düzenlenebilecek küçük ya da büyük o şehrin kapasitesine göre bir satranç merkezi kesin bulunmalıdır. Bu konuyla ilgili o şehrin yerel yönetimleriyle bağlantı kurup, bu yerlerin temini konusunda destek istenecektir. Yerler temin edildikten sonra ise malzeme ve diğer yardımlar federasyonumuz tarafından sağlanacaktır.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Turnuvalarımızda hep aynı hakemlerin görev almasıyla ilgili eleştiriler var. Sizin hakemlerle ilgili projeleriniz nelerdir? MHK de yeni bir yapılanmaya gidecek misiniz?

Gülkız TULAY: MHK’ da yeni bir yapılanmaya gideceğiz. Her kurumun taze kanlara ihtiyacı vardır. MHK da bu camianın en önemli, en aktif kurullarından birisidir ve çok göz önündedir. Bu sorunu çözmek için hakemlerin eğitiminden işe başlayacağız. Hakemlerimizi belli bir seviyeye çıkarttıktan sonra, görev dağılımının da en hakkaniyetli şekilde yapılmasını sağlamak ve takibini yapmak bizim görevimizdir.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Federasyonumuzun web sayfasında hiç köşe yazısı yazmıyorsunuz. Başkan olarak bu konudaki tavrınız nasıl olacak?

Gülkız TULAY: Önceki dönemde başkanımız ve iki başkanvekilimizin yazılarını takip ediyorduk bu köşeden. Yeni dönemde tabiî ki yazılar yazacağım, görüşlerimi ifade edeceğim, insanların beni takip etmeleri için bir ortam yaratacağım. Çok yakın zamanda yazılarımı okumaya başlayacaksınız.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: İl temsilcilerinin atanması konusunda sorunlu pek çok il olduğu yönünde eleştiriler var. Örneğin Federasyon merkezinin bulunduğu Ankara’nın uzun süreden beri il temsilcisi yok. Bölge ve İl temsilcilerini atarken nelere dikkat edeceksiniz?

Gülkız TULAY: İl temsilcilerinin atanması ve görevlerini icra etme konularında bazı illerimizde sıkıntı olduğu doğrudur. İl temsilcileri belli fedakârlıklar göstererek satrancın gelişmesine katkıda bulunmalı, kendi illerinde federasyonun birer elçileri konumunda olmalıdırlar. Eğer bu fedakârlıklar, o kişilerin hayatlarından kısmalarına neden olursa, o kişiler görevlerini layıkıyla yürütemezler. İl temsilcilerine ve il bütçelerine ayrılacak bir fon oluşturulacaktır. Bu para, satrancın o ilde gelişmesi için kullanılacaktır. O ilde satranca katkı sağlayan kişilerin de görüşleri dikkate alınarak belirlenen il temsilcileri de satrancın gelişmesinden öte bir kaygıya kapılmayacaktır.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Özellikle yaş grupları turnuvaları hep 5 yıldızlı otellerde yapıldı. “Satranç zengin sporu haline geldi” diyenler var. Siz bu imajı yıkmak için bir şeyler yapmayı düşünüyor musunuz?

Gülkız TULAY: Turnuvaların 5 yıldızlı otellerde yapılması kötü bir şey değil. Bu durumdan şikâyet eden arkadaşlarımız, eskiden çarşafı olmayan yurtlarda, misafirhanelerde konaklamak durumunda olduğumuzu bilseler ya da hatırlasalar inanın bu durumdan şikâyet etmezlerdi. Bizim yapmaya çalışacağımız şey ise, satranççılara daha iyi olanaklar sunarken, nasıl daha çok sporcumuzu bu turnuvalara getireceğimiz noktası olacaktır. Durumu müsait olmayan; fakat gerçekten satranca yeteneği olan azimli sporcularımızın bu turnuvalara katılmalarını sağlamak için kaynak yaratmak öncelikli hedefimiz olacaktır.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Kadın bir başkan olarak kadın satrancının gelişmesine yönelik projeleriniz nelerdir?

Gülkız TULAY: Altyapıda kızlarımızın eğitimine çok özen gösteriyoruz. Dünya’nın en iyi antrenörleriyle çalışmalarını sağlıyoruz. Bununla beraber kadın satrancı ülkemizde her geçen gün gelişiyor. Unvanlı kız sporcularımızın sayısı artmaya devam ediyor. Geleceğin Polgar’ ları emin ellerde gereken ilgiyi görüyor. Bununla beraber iller bazında da kadın satrancında yapılacak işlerimiz var. Yerel düzeyde düzenlenecek turnuvalar ve eğitimlerle kadınlarımızın daha çok satrancın içinde yer almasını ve kendilerini bu alanda geliştirmesini hedefliyoruz.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Doğu illerinde satranç kahvehanelerde en çok oynanan oyun olmasına rağmen, ne yaş guruplarında nede lig takımlarında doğu illerini göremiyoruz. Doğu illerini daha aktif hale getirmek için projeleriniz var mı?

Gülkız TULAY: Eskiden satranç sadece belli iller bazında başarı kazanılan bir sporken, artık yayılma stratejilerimizle birlikte birçok ilimizde satranç merkezleri kuruluyor, sporcular yetişiyor. Bazı illerde şartlar gereği bu yayılma daha yavaş olabiliyor. Ama çalışmalarımız arasında Doğu illerimiz en ön sıralarda yer alıyor. Yerel yönetimlerin ilgisini ve desteğini sağlayarak illerde etkili turnuvalar düzenletmeye çalışmak ve bazı organizasyonlarımızı da bu illerde yaparak ilin ve gerekli kuruluşların dikkatini çekmek oldukça önemli olacaktır. Tabii ki bunun yanında satranç merkezleri açmak, açtırmak, devamlılığını takip etmek, alt yapı çalışmalarını desteklemek gibi unsurları da ihmal etmeden.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Milas’lı oyuncumuz 5.5 yaşında Toprak Mutlukan’ a söz verdim bu soruyu soracağıma. Toprak yaşından dolayı birçok turnuvaya katılamıyor, okula başlama yaşı da değişti. Sanırım yeni düzenlemeler gerekiyor. Yaş gruplarında kategorilere beş yaşı ekleyebiliriz sanırım?

Gülkız TULAY: Bildiğiniz gibi okula başlama yaşı değişti. Satranç anlamında doğru olan ise okula başlama yaşıyla lisans çıkartma yaşının eşitlenmesidir. Bu alanda girişimlerimize başladık. En yakın zamanda bu değişen duruma göre, kimseyi mağdur etmeyecek şekilde bir düzenlemeye gitmeyi hedefliyoruz.

Yaş grupları kategorilerine beş yaşı eklemek doğru değil ancak Sayın Başbakanımızın da dediği gibi okul öncesi turnuvaların sayısını ve çeşitliliğini artırabiliriz. İş Bankası Şenlikleri buna güzel bir örnek olacaktır.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Özgür Satranç Forumu takip ediyor musunuz? Takip ediyorsanız, Forum hakkında neler düşünüyorsunuz?

Gülkız TULAY: Özgür satranç forumu belli bir süredir takip etmiyordum. Ama takip etmek istiyorum açıkçası. İnsanların düşüncelerini belirtmesi demokrasinin olmazsa olmazıdır. Biz yöneticilerin de bu görüşleri dikkate alarak çözüm üretmesi gerekir. Buradaki önemli nokta, bu eleştiriler ve tartışılan fikirler ne kadar ölçülü ve hangi temellere dayandırılıyor noktası. Daha önceleri gördüğüm ve son zamanlarda işittiğim kadarıyla, forum ortamında kayda değer yazılar yazan, belli bir hedef doğrultusunda satranca katkı sunmaya çalışan insan sayısı her geçen gün azalıyor. Bu durum değiştiği sürece ben forumu takip etmeye ve oralarda tartışılan konular hakkında projeler üretmeye her zaman istekli olurum.

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU: Söyleşi için teşekkür eder, size yeni göreviniz de başarılar dileriz. Son olarak camiamıza ne gibi mesajlar vermek istersiniz?

Gülkız TULAY: Camiamıza beni bu göreve layık gördükleri için çok teşekkür ederim. Onların güvenini boşa çıkarmamak için ekibimle birlikte çok çalışmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Satranç oynayan herkese daha iyi olanaklar sunacağız. Hedefimiz; daha başarılı satranççıların yanında daha mutlu satranççılar yetiştirmek olacaktır. Biz çalışacağız, çalışmak isteyene de kapımız her zaman açık olacak. Bu ülkede satrancı daha da yukarılara taşımak için herkes taşın altına elini koymalıdır. Başarı bunu gerektirir.

Size de uzun bir süredir www.ezberbozan.net vasıtasıyla sunduğunuz katkılardan dolayı teşekkür ediyorum ve her zaman bunun gibi yararlı projelerle çalışmalarınıza devam edeceğinize inanıyorum.